Ana Sayfa >> Erkekte Kısırlık >> Erkek Kısırlığına Uzman Bakış

Erkek Kısırlığına Uzman Bakış

“İleri Derece Kısırlıkta Erkek Faktörü” hakkında hazırlanan tez için birçok kaynaktan yararlanılarak bir araya getirilmiş bilgilerden oluşan bu makalenin sizleri aydınlatmasını umuyorum.

ERKEK FAKTÖRÜ

Erkek kısırlığıyla ilgili yapılan araştırmalar sonrasında rahatsızlığa yol açan sebeplerin tespit edilmesi ve gelişmeler ışığında uygulanmaya başlanan ICSI yani “İntrastoplazmik Sperm Enjeksiyonu” ile bu konuda devrim niteliğinde başarılar elde edilmiştir.

Tedavi amacıyla gelen erkek belli bir plan ve program çerçevesinde değerlendirmeye alınır. Bu değerlendirme Anamnez, Fiziksel muayene ve Ejakülatın laboratuar ortamında incelenemsinden oluşmaktadır.

Dünyadaki birçok ülkeden 32 kliniğin merkez alındığı bir çalışma sonucunda kısırlık sorunu yaşayan çiftlerden % 30 ila % 40’ında sadece erkek faktörü rol oynamaktadır. Bu erkeklerin % 12’lik bir kısmı 4 yıllık bir süreçte gebelik elde edilmesinde görev alabilmektedir.

Erkek kısırlığının tetkikinde birinci ve en önemli aşama Spermiogram’dır. Semen parametreleri değerlendirmesi yapıldığında ise normal değerler hakkında karışıklık mevcuttur. Kısırlık sorunu olmayan erkeklerde de değerlerin değişiklik gösterdiği ve normalin altında seyrettiği zamanlar vardır. Bu sebepten dolayı semen analizi yapılırken asıl değerlere ulaşmakta zorluklar yaşanabilmektedir. Yapılan değerlendirmede erkek üreme sistemi fizyolojisi dikkate alınmalıdır.

aa

ERKEK ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ

Erkekte üreme sistemi Testis, Epididimis, Seminal Vazikül, Ejakülatuar kanallar, Bulboüretral bezler ve Üretra’dan meydana gelmektedir. Hipofiz bezinin salgıladığı LH ve FSH hormonları testislerin ve buradaki üretimin kontrolünü sağlamaktadır. Spermin normal ölçülerde üretilmesi, FSH ve LH hormonlarının normal seviyede olmalarına bağlıdır.

LH hormonu Leydig hücrelerinde Testosteron, FSH ise Sertoli hücrelerinde İnhibin sentezini stimüle etmektedir. FSH ile Testosteron ise birlikte Seminifer tübüllerde Spermatogenez’in uyarılmasını sağlamaktadır.

İnsan vücudunda Spermatogonia matür sperme 75 günde dönüşür ve testiste Seminifer tübülüsleri döşemeyi sağlayan Sertoli hücrelerinde başlamaktadır. Mitotik bölünmeyle İmmatür Spermatoogonialar Spermatositlere ve bunlar da Mayoz bölünme sonucunda Spermatozoalara dönüşmektedir ve Spermatozoalarda 23 kromozom bulunmaktadır. Bu duruma Spermiogenezis adı verilir.

Daha sonra Sertoli hücresinden salınan Spermatozoa, Epididimis’e geçer ve burada 12 ila 21 günde Matürasyon’a uğrar. Böylece progresif anlamda daha hareketli hale gelmiş olur. Ejakülasyonla Matür Spermatozoalar, Prostat, Vesiküloseminalis ve Bulboüretral bezlerden gelen Sekresyonlarla birlikte Vas deferens’ten salınır. Spermatozoa, bu aşamada hareket ve döllenme kabiliyetine sahip gibi görünüyor olsa da henüz değildir. Bu kabiliyeti kazanabilmesi için evvela spermin dış yüzeyinde “Kapasitasyon” denilen bir dizi biyokimyasal reaksiyon oluşmalıdır. Bu reaksiyonun bir bölümü erkekte, bir bölümü de kadının Genital Traktus’unda ve spermler Servikal Mukus içerisinden geçmekteyken olur.

Son aşamada Fertilizasyon kapasitesi tamamlanmaktadır ve bu “Akrozom reaksiyonu” ile mümkün olmaktadır. Akrozom’da spermin Zona Pellusida’yı penetre etmesini sağlayan Akrozin, Nöraminidaz ile Hyalurinidaz bulunan Proteolitik enzimler vardır. Zona Pellusida ve sperm birleşmesiyle Zona’da “Kortikal reaksiyon” yani sertleşme meydana gelir ve öteki spermlerin Penetrasyonu önlenmiş olur.

İlginizi Çekebilir

Sperm Kalitesi Nasıl Arttırılır?

Sperm kalitesi üzerine yapılan çalışmalar, sadece birkaç aylık egzersizin önemli bir fark yarattığını belirtiyor. Yaklaşık …