Ana Sayfa >> Kısırlığın Psikolojik Yönü >> Stres ve Kısırlık

Stres ve Kısırlık

Stres ve Kısırlık
Stres ve Kısırlık

Vücutta birçok organ üzerinde uyarılmaya neden olabilen stres, bireyin kendisi için bir tehdit unsuru ya da zararlı olarak benimsediği herhangi bir durum olarak tanımlanmaktadır. Organlar üzerinde gözlenen ve giderek artış gösteren stres, adrenal bezlerden salgılanan hormonlar ve merkezi sinir sistemi yolu ile salgılanır. Stres kendi içerisinde, akut stres ve kronik stres olmak üzere iki gruba ayrılır. Akut stres birey üzerinde, nabızda ve kan basıncında artış, solumanın sıklaşması, avuç içlerinin terlemesi ve ani üşüme hissi gibi etkiler yaratırken, depresyona yol açan kronik stres, bağışıklık sistemine zarar vermenin yanı sıra, uyku problemlerine de neden olabilmektedir.

Stresin yarattığı kısırlık
Yüksek seviyelerde yaşanan stres, kadınlarda hormon seviyelerinin değişmesine ve yumurta oluşumunda bozulmaya yol açmanın yanı sıra, fallop tüpü spazmlarına, erkeklerde ise sperm sayısının azalmasına da neden olabilmektedir. Bu süreçte, stres çeşidinin önemli bir rolü vardır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, kronik stresin depresyona neden olabileceğini göz önünde bulundurduğumuzda, depresyonun yumurta kalitesine olan olumsuz etkisi ve depresyon ile mücadele eden kadınların, ruhsal bakımdan sorunu olmayan kadınlara nazaran, iki kat daha fazla düşük tehlikesiyle yüzleşme ihtimali, stresin dolaylı yoldan infertilite tedavisini (kısırlık tedavisi), olumsuz yönde etkilediğini gözler önüne sermektedir.

Kısırlığın yarattığı stres
Kısırlığın birey üzerinde yarattığı stres üzerine yapılan araştırmalar, kısırlık tedavisi gören hastaların stres düzeylerinin, hayati derecede önem taşıyan hastalıklarla mücadele eden kadınlarınkinden farklı olmadığını, hatta bir nebze daha fazla olduğunu göstermiştir.

 

İlginizi Çekebilir

Kısırlık Ne Demek

Kısırlık Ne Demek Kısırlık – İnfertilite Nedir? 1 yıl boyunca korunma yöntemlerine başvurmadan düzenli ilişkiye …