Ana Sayfa >> Erkekte Kısırlık >> Kısırlığın Araştırılması

Kısırlığın Araştırılması

Kısırlık Araştırması

Kısırlık olup olmadığı araştırılırken ilk önce semen analizi testi yapılmalıdır. İlk testten sonra 2 aylık aralarla minimum 2 defa aynı test yapılmalı ve değerlendirilmelidir. Kısırlık araştırması  Semen analizindeki değerler normal olduğunda erkekte kısırlık sorunu olmadığı anlamına gelir ve muayeneye gerek kalmaz. Bununla birlikte “Varikose”, yani testis damarlarının genişlemesinin kısırlığa katkısı bulunmamaktadır.

Erkeğe semen analizi uygulanırken, aynı zamanda kadında yumurtlama olup olmadığının kontrolü yapılır. Adet döneminin 19 ila 21. günleri arasında “Progesteron” yani hormon tahlili, Ultrason takibi ve idrarda LH ölçümleri yöntemleriyle sonuç alınabilmektedir. Kadında adet düzenli bir şekilde gerçekleşiyorsa % 95 oranında normal yumurtlama gerçekleşiyor demektir. Bu oran genel istatistiklerde de böyle görünmektedir.

Yumurtalık kapasitesinin belirlenmesi kadında yapılacak en önemli testlerdendir. Yine adet döneminde vajinal yoldan Ultrason yapılır ve yumurtalıkların içerisindeki “Primordial folliküller”  yani içerisinde yumurta olan küçük kistlerin sayısı öğrenilir. Bu kistler iki yumurtalıkta 6’dan az sayıdaysa yumurtalık kapasitesinin azaldığı anlaşılır.

37 yaşından itibaren kadınlarda yumurtalık kapasitesi azalmaya başlamaktadır. 44 yaşından sonra ise kadının gebelik elde edebilmesi çok zor hale gelir. Bazı kadınlarda ise yumurtalık kapasitesinin azalması 37 yaşından önce gerçekleşir; geçmişinde yumurtalıklarından kist alınan, ailesinde erken menopoz bulunan, tek yumurtalığı alınmış olan, Endometriozis geçmişi olan kadınlar bu gruptadır. Ayrıca genç ve kısır çiftlerle tekrarlayan düşük yaşayan çiftler de aynı sorunu yaşamaktadırlar. Bu kişilerin yumurtalık kapasitesi azami dikkatle incelenmelidir.

Bahsettiğimiz test ve incelemelerinde soruna rastlanmayan çiftlerden kadına “HSG-Histerosalpingografi” yani rahim tüp filmi çekilir ve tüplerinin açıklık durumu kontrol edilir. HSG işlemi basit ve genellikle ağrısız geçer ancak teknik gereklilik sebebiyle kullanılan ilacın hızlı ve basınçlı verilmesi rahimde kramplara yol açabilmektedir. Söz konusu işlem adet bitimi gerçekleştiğinde hemen yapılmalıdır zira bu sayede rahim içi daha iyi görülebilmekte ve olası bir çok erken gebeliği önlemek mümkün olabilmektedir. Rahim içi ve tüplerin değerlendirilmesi yapılır ve tüplerin açıklık durumu, eğer kapalıysa hangi düzeyde kapalı oldukları bilgisine ulaşılabilir. Tek tüpün rahme bitişik bölgeden kapalı olması, bazı durumlarda ilacın basınçlı verilmesiyle tüpte kasılma olmasından kaynaklanır ve bu yalancı bir tıkanıklığa işaret eder. HSG, tüplerin açıklığı hakkında bilgi edinmemizi sağlarken, tüplerin işlevi konusunda yardımcı değildir. Yine HSG ile karın içerisindeki yapışıklıklar ve şiddetlerini öğrenme ihtimali düşüktür.

Kadının geçmişi ve fiziksel muayenesinde bir bulgu olmadığında Laparoskopi yöntemiyle karın içerisi teleskop aracılığıyla izlenir. Laparoskopi, günümüzde tanısal aşamada kısıtlı ölçülerde kullanılmakta ve daha çok tedavi aşamasında tercih edilmektedir.

Kesinliği kanıtlanmış olmasa da Kısırlık araştırması için “İmmunojolik” araştırmalar ve “Postkoital Test” yani ilişki sonrasında rahim ağzındaki sıvıda sperm varlığını inceleme gibi araştırma yöntemleri de vardır.

Kısırlık araştırması sürecinde minimalist davranmalı, gereksiz testler sebebiyle zaman ve para kaybından kaçınmalıdır.

İlginizi Çekebilir

Testis Kanseri Ve Erkekte Kısırlık

Anormal meni analizleri olan erkeklerde, normal popülasyona kıyasla, testis kanseri riski 20 kat daha fazladır. …