Ana Sayfa >> Erkekte Kısırlık >> Erkek Kısırlığında Cerrahi Tedavinin Yeri

Erkek Kısırlığında Cerrahi Tedavinin Yeri

 

Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık %30-40’ında erkek faktörü olduğu bilinmektedir ve bu oran son zamanlarda da artış eğilimindedir. Erkek faktörü dendiğinde sperm üretimindeki bozukluklar, sperm taşıyıcı kanallarda tıkanıklık (doğuştan ya da sonradan olabilir), testislere ait hastalıklar veya varikosel akla gelmektedir. 
Mikro cerrahi tekniklerin kullanılmaya başlamasıyla erkek kısırlığı önemli ölçüde tedavi edilebilir hale gelmiştir. Özellikle tıkanıklıklar, varikosel ve testislerden sperm elde etme işleminde mikro cerrahi önemli avantajlar sunmaktadır.  Eğer çiftte kadına ait bir kısırlık sebebi yoksa ki erkek ameliyata alınmadan önce mutlaka araştırılması gerekir, tıkanıklıkların ve varikoselin mikro cerrahi yöntemle tedavi edilmesi çok olumlu sonuçlar verir. Ancak sperm üretiminde bir bozukluk varsa bu durumda cerrahi bir fayda sağlamaz ve tüp bebek yöntemine başvurmak gerekir.

Kistik fibrozis denilen hastalıkta her iki taşıyıcı kanal da doğuştan yoktur. Böyle durumlarda cerrahi yerine epididim denilen bölgeden enjektörle sperm alınabilir. Ancak bu çiftin işlem öncesinde CFTR denilen genlerinde mutasyon (değişim) olup olmadığı araştırılmalıdır.

Sperm elde etme yöntemlerinin başarısına gelince tıkanıklığa bağlı azospermi (menide hiç sperm bulunmaması) olgularında sperm bulma ihtimali %99, tıkanıklık olmayan azospermi olgularında mikro cerrahi ile (Mikro TESE) %60-80, geleneksel TESE ile %45 olguda sperm bulunabilir. 

Varikoselektomi erkek kısırlığında en çok uygulanan işlemlerden biridir. Varikosel evlenmemiş erkekler arasında % 10-15, evli ama çocuk sahibi olmamış erkekler arasında %35 ve daha önceden çocuk sahibi olup sonradan kısırlık sorunu yaşayan erkekler arsında ise %80 oranında görülmektedir. Varikoselin tedavisi konusunda tartışmalar vardır. Kadının normal olup olmadığı tespit edilmeden ve varikosel semptom vermediği sürece tedavi edilmemelidir.

Çünkü varikoselin cerrahi tedavisindeki amaç semptom veren olgularda ağrının giderilmesi, sperm sayı ve hareketliliğinin artırılması, testis işlevinin düzeltilmesi ve kısırlık sebebinin sadece varikosel olduğu olgularda kısırlığın tedavisidir. Tedavinin başarısı varikoselin çapı ile doğru orantılıdır. Çok geniş varikosellerde (grade 2-3) başarı küçük olanlara (grade 1) göre daha iyidir. Yine genç hastalarda başarı yaşlı olanlara göre daha yüksektir. Tedavinin mikro cerrahi yöntemlerle yapılması başarıyı artırır.

Varikosel deneyimli cerrahlarca yapılmadığı takdirde fayda yerine zarar getirebilir. Mevcut sperm sayı ve hareketliliği daha kötü olabilir.

Erkeğe ait kısırlık nedenleri arasında en önemli 3 tanesi:
 1. Nedeni bilinmeyen sayı, hareketlilik ve yapısal bozukluklar (idiopatik oligoasthenoteratospermi-idiopatik OATs)
 2. Testislerden kirli kanı taşıyan damarların yetmezliği (varikosel)
 3. Menide hiç sperm olmamasıdır (azospermi)

Bunlardan varikosel ve azospermi site içindeki diğer yazılarımda detaylı olarak irdelenmiştir.
Spermin nedeni bilinmeyen sayı, hareketlilik ve yapısal bozukluklarının tedavisi için bugüne kadar çok sayıda tedavi seçeneği denemiştir. Bunların arasında antiöstrojenler (klomifen sitrat), androjenler (testosteron), antioksidanlar (E ve C vitaminleri), kortikosteroidler,ve hareketlilik artırıcı ajanlar (Padutin, Kallikrein) sayılabilir. Yapılan kontrollü ve plasebo karşılaştırılmalı (bir gruba etkin madde diğer gruba ise aynı görsellikte hazırlanmış nişasta veya şeker verilmesi) çalışmalarda yukarıda sayılan bu ajanların hiçbirinin faydalı olduğu gösterilememiştir. Bu nedenle biz kullanımlarını önermiyoruz.

 Peki nasıl tedavi edeceğiz? Düzensiz beslenen ve sigara içen erkeklerde E vitamini kullanımı önerilebilir. Sigara içimin azaltılması veya tercihan kesilmesi, dar iç çamaşırlarının giyilmemesi, uzun süreli hareketsiz kalınmaması ve daha sağlıklı bir yaşam biçiminin benimsenmesi önemlidir. Düzensiz beslenen ve sigara içen erkeklerde E vitamini kullanımı düşünülebilir.

 Bugün için kabul gören görüş erkeği tedavi etmek değil mevcut spermini kullanmak şeklindedir. Eğer kendiliğinden gebeliğe olanak tanıyan bir sperm analizi varsa, kadının yaşı genç, ve evlilik süresi kısa ise bir süre daha beklenebilir. Toplam hareketli sperm sayısı 10 milyonun üzerinde ise aşılama yapılabilir. Uygulama başına gebelik oranı %10 civarında olup aşılamaya başlayan her 10 çiftten 2-3 tanesi 3 deneme sonundan gebe kalır. Aşılama toplamda 3 defadan fazla yapılmamalıdır. Gebe kalamayan kadınlarda daha fazla tekrar edilmesinin yararı yoktur. Erkek kısırlığında en etkin tedavi tüp bebek ve mikroenjeksiyondur. Kadının da genç olduğu ve yumurtalık kapasitesinin iyi olduğu durumlarda başarı çok yüksektir. Başarı böyle çiftlerde %60’lara kadar çıkmaktadır.

İlginizi Çekebilir

Kadında Kısırlık Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Kadınlarda kısırlık problemi, günümüzde çiftlerin benimsediği yaşam biçimine bağlı olarak önemli bir konu haline gelmiştir. …