Ana Sayfa >> Erkekte Kısırlık >> Sperm Mıknatısı Ne Kadar Gerçek
sperm mıknatısı

Sperm Mıknatısı Ne Kadar Gerçek

Sperm Mıknatısı Ne Kadar Gerçek

Türkiye’deki tüp bebek merkezlerinden birinin “ sperm mıknatısı ” şeklinde duyurduğu, “Sperm Hyalorunan Binding Assay” ve kısaca HBA denilen bir test yöntemi üretilmiştir. Üstelik uygulanması kolay ve pratik olup, hazır bir kitten oluşmaktadır.

İnsan vücudunda yumurtanın etrafında bulunan “Cumulus/Korona Tabakası” yani hücre kompleksinin ana içeriği “Hyaluronan” isimli yüksek molekül ağırlıklı bir maddeden oluşmaktadır. Yumurtanın döllenmesi sırasında Hyaluronan sağlıklı ve kaliteli sperm seçiminde katkı sağlamaktadır ve bu durum araştırmalar sonucunda görülmüştür. Hareketli ve olgun spermin Hyaluronan’a tutunabilmek için üzerinde birtakım algılayıcılara sahip olması gerektiği ve sperm olgunluğu ve morfolojisinin bu tutunabilme potansiyeliyle doğru orantılı olduğu fark edilmiştir. Yazının başında bahsettiğimiz tüp bebek merkezi de spermin bu özelliğini test edebilmek amacıyla çalışmaya başlamıştır.

Yöntem Nasıl Uygulanmaktadır?

Baba adayından meni örneği alınır ve 10 mikrolitrelik çok küçük bir damla HBA kiti içerisinde bulunan cam kesite konulur ve bu halde 10 ila 20 dakika arasında bekletilmesi sağlanır. Süre bittikten sonra semen örneği Hyaluronan Paritikülleri’ne tutunan ve tutunmayan sperm oranına göre değerlendirmeye alınır ve amaç yumurtayı dölleme yeteneği daha yüksek sperm oranının tespitini sağlamaktır. Semen örneği için testten çıkan sonuç olarak bir HBA skoru belirlenmektedir.

Sperm Mıknatısı Ne Kadar Faydalıdır?

Yakın zamana kadar yapılan araştırma ve çalışmalara göre semen örneklerinin şekilsel anomalisi yüksek olanlarında HBA skoru yaklaşık % 40 oranında daha düşüktür. Normal morfolojik özelliklere sahip örneklerde ise bu oran % 70 civarındadır. Görülen ağır şekil anomalileri yüksek seviyelere denk geliyorsa örneklerden elde edilen spermlerde “Aneoploidi” yani “Kromozomal Bozukluk” oranları da yüksek anlamına gelmektedir; yani HBA testi erkek kısırlığı durumlarında sperm olgunluğu, şekli ve kromozom anomalisi riski konusunda tanısal bir test olarak uygulamaya alınabilmektedir.

Günümüze gelene dek test, yalnızca spermler üzerinde araştırılıp inceleme yapılmıştır. Teşhis koyabilme amacıyla kullanılmakta olup daha işlevsel olarak uygulanması ise Mikroenjeksiyon sırasında sperm seçimi yapılabilmesi ve transferi sağlanacak embriyonun canlılık ve gebelik oluşturma ihtimalinden ötürü son derece önemlidir.

Bugüne kadar insanlar üzerinde Klasik Mikroenjeksiyon ile HBA-Mikroenjeksiyonu’nu kıyaslayan bir çalışma bulunmamaktadır.

Domuzlarda yapılan çalışmalardan sonra konuyla ilgili hayvan çalışmaları yayınlanmış ve bunlara göre HBA+ICSI yani Hyaluronan bağlanma testiyle seçilen sperm + Intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu neticesinde oluşturulan embriyolarda “Aneoploidi” yani “Kromozomal Anomali” riskinin klasik ICSI yani Şekilsel seçim + Mikroenjeksiyon sonrasında oluşturulan embriyolara nazaran daha düşük olduğu görülmüştür. Bunun nedenininse HBA testiyle, kromozom anomalisi daha düşük spermlerin Mikroenjeksiyon’da kullanılma ihtimali ve bu yüzden döllenmiş yumurtalarda da riskin daha az olması beklentisi gerekçe gösterilmiştir.

 

İlginizi Çekebilir

Kadında Kısırlık Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Kadınlarda kısırlık problemi, günümüzde çiftlerin benimsediği yaşam biçimine bağlı olarak önemli bir konu haline gelmiştir. …