Ana Sayfa >> Tekrarlayan Düşükler >> Tekrar eden Düşüklerin Teşhisinde Hangi Tetkikler Yapılır?

Tekrar eden Düşüklerin Teşhisinde Hangi Tetkikler Yapılır?

Kadında gebelik kaybı ikiden fazla ise durumun sebebini anlamak için bazı tetkiklere başvurulur:

Kan testleri 

Progesteron, prolaktin, FANA, anti DNA, ACA Ig, LE hücresi, OGTT, TSH, T3 ve T4.

Rahim röntgeni

Adet kanaması sona erdikten sonra Dölyatağında sorun olup olmadığını öğrenmek için çekilir.

Ultrasonografi 

Rahim bozukluklarına yol açan mym ve başka kitlelerin varlığını öğrenmek amacıyla kullanılır.

Histeroskopi ve laparoskopi

Sorunların tanı ve tedavisinde uygulanan işlemlerdir.

Tedavi nasıl yapılır? 

Sebep öğrenildikten sonra tedavi uygulamasına geçilir ve Progesteron hormonu ilaçlarıyla destek sağlanır.

Tiroid bozuklukları tespit edilmişse düzeltilir.

Şeker hastalığı söz konusu ise kan şekeri düzenlenir ve gebelik elde edilmesine izin verilir.

Rahimde şekil bozuklukları mevcutsa Histeroskopi aracılığıyla tedavi uygulanarak rahim hacminin normal haline yakın olması amaçlanır.

Rahim kanalındaki yetersizliklerde gebeliğin 3. ayı bittikten sonra “Cerclage” denilen dikiş yöntemi uygulanır.

Otoimmun rahatsızlıklarıyla ilgili yapılan testlerde anormallik görüldüyse Aspirin ve Heparin ilaçlarıyla tedavi yoluna gidilebilir.

 Gebelik sırasında 20. haftadan önce peş peşe 3 gebelik kaybı yaşanması “Tekrarlayan gebelik kaybı” durumudur. Bu durum gebeliklerin % 0.5 ila % 1’inde görülmekte ve % 60’ında somut bir neden bulunamamaktadır.

Sebebin anatomik olduğu durumlarda tedavi daha fazla olumlu sonuç verir. Diğer sebeplere yönelik tedavi uygulamaları spesifiktir ve genelde istenilen sonuçlar getirmemektedir.

 Sebepler

1) Genetik faktörler 

2) Anatomik faktörler 

3) Endokrin faktörler 

4) Enfeksiyöz faktörler 

5) İmmunolojik faktörler

6) Diğer(çevresel,ilaçlar,plasental,medikal hastalıklar.)

1) Genetik faktörler

1 kez kendiliğinden düşük yapan kadınlarda kromozom anomalisi % 50 ila % 60 oranındadır.

Tekrarlayan düşük yaşayan çiftlere “Karyotip Analizi” yapılmalı ve kromozomal yapıları incelenmeli, alınan sonuca göre de danışmanlık sağlanmalıdır. Bu sorunun spesifik bir tedavisi bulunmamaktadır.

Çift Sitogenetik anlamda normal bulunduğu takdirde “Fakandasyon” yani döllenme döneminde Radyasyon, enfeksiyon, ilaç gibi çevresel faktörlere karşı korunmalı ve önlem almalıdır. Çift normal bulunmadığı takdirde ise PGT ya da “Donör Gamet” yani başkasının yumurtasını kullanmak gibi tüp bebek yardımcı yöntemleri gündeme alınabilir.

2) Anatomik faktörler

Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan kadınlardan % 12 ila % 15’inin Uterus’unda gelişme anormalliği bulunmaktadır. Bunlar rahim içerisinde yapışıklık, myom, septum yani rahim içerisindeki bölmeler gibi anormalliklerdir. İçlerinde en sık rastlanılan ise septum olarak bilinir ve Histeroskopi’yle düzeltilebilir. Tedavi uygulandıktan sonra % 70 ila % 80 oranında gerçekleşen doğum elde edilir.

Erken dönemde rahim ağzında kendi kendine ağrısız olarak gerçekleşen bir açılma durumu, “Serviks yetersizliği” olarak tanımlanır. Bebeğin hayatta kalamayacağı bir erken doğum ya da düşüğe sebep olan bu durumun tedavisi için gebeliğin 3. ayı bitiminde rahim ağzına belli teknikler uygulanarak dikiş atılmaktadır. Bu uygulamaya “Serklaj operasyonu” adı verilir.

3) Endokrin faktörler (Hormonal sebepler)

“Diabetes Mellitus” yani bilinen adıyla Şeker Hastalığı, Tiroid bezi rahatsızlıkları, “Luteal faz yetmezliği” yani gebeliğin sürmesini sağlayan Progesteron hormonu yetersizliği ve Prolaktin hormonu bozuklukları gibi faktörler gebelik kayıplarına yol açabilmektedirler. Uygulanacak tedavi sebeplere müdahale edilerek yani hormon eksikliğinde yerine hormon koymak, hormon fazlalığında normal değerlere düşülmesini sağlamak, şeker hastalığına rastlandıysa şeker seviyesinin kontrolünü sağlamak şeklinde yapılır.

4) Enfeksiyöz faktörler

En fazla karşılaşılanlar Mikoplazma, Üreaplazma, Klamidya ve β Streptokoklar patojenleridir. Fakat bunların tekrarlayan gebelik kayıplarıyla ilişkisi hakkında kanıtlanmış bir veri yoktur. Çiftlere yapılacak antibiyotik tedavisiyle hem zaman, hem de mali kaybın önüne geçilebilir.

5) İmmunolojik faktörler (Bağışıklık sistemi ile ilgili nedenler)

Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan kadınların % 10 ila % 16’sında tespit edilen faktörlerdir.

Antifosfolipid Antikorlar, Trombosit ve Damar Endotel’ini hedef alarak Desidual ve Plasental yetersizliğine sebep olurlar. Bunun sonucunda ise Tromboz ve düşkler meydana gelir.

Düşük dozda Aspirin ve Subcutan Heparin kullanılarak tedavi uygulanır ve % 70 ila % 75 oranında doğum elde edilir.

“Alloimmunite” ise annenin anormal İmmun cevaplarına ilişkin düşük sebepleri için kullanılan tabirdir. Böyle vakalarda “İmmunoterapi” yani Lökosit İmmunizasyonu, IVIG tavsiye edilse de ne kadar yararlı olduğu tartışma konusudur.

İlginizi Çekebilir

Hamilelikler ve Düşükler

Düşük yaşayan kadınların çoğu, daha sonra sağlıklı bir gebelik süreci geçirmişlerdir. Açıklanamayan birkaç tane düşüğü …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir