kısırlık hakkında yanlış bilinenler

Kısırlık Hakkında Sık Sorulan Sorular: Ne Biliyorsunuz?

Konu kısırlık olduğunda gerçek bilgileri efsanelerden ve batıl inançlardan ayırmak oldukça zordur. Kısırlık hakkında sık sorulan sorulara bir göz atın ve bu konudaki bilginizin ne düzeyde olduğunu öğrenin.

Hamile kalmak kolay değil mi?

O kadar çok istenmeyen gebelik var ve her yıl çok sayıda genç kız, korunma metotlarını iyi bilmemeleri nedeniyle hamile kalıyor ki öyle düşünmeniz doğal. İki adet dönemi arasında yalnızca tek gecelik bir ilişkide bile hamile kalmak mümkündür. Hatta cinsel birlşeme tam olarak gerçekleşmese bile hamile kalınabilir, gereken yalnızca bir spermdir.

Ne yazık ki bir yandan yukarıda yazılanlar gerçekleşirken bir yandan da çocuk isteyen 6 çiftten biri gebelik oluşturma konusunda zorlanıyor. Bu durum da çiftlerde çok fazla stresse, başarısızlık hissine, suçluluk duygusuna ve kendine güvende azalmaya neden olabiliyor.

Kısırlık genellikle kadının suçu değil midir?

Bu yaygın bir inanç. Hamile kalan ve çocuk doğuran kişiler kadınlar olduğu için kadınlarda yanlış giden bir şeylerin olma olasılığı haliyle daha üksek. İstatistikler gösteriyor ki bir bakış açısında göre bu doğru olabilir ancak kısırlık vakalarının yalnızca üçte birinin altında kadınlar ile ilişkili nedenler yatmaktadır. Yine kısırlık vakalarının üçte biri de düşük sperm sayısı, hareket kabiliyetleri bozuk spermler ve yapısal bozukluğu olan spermler gibi erkeğe bağlı problemlerden kaynaklanır. Kalan üçte birlik kısımda ise hem erkek hem de kadın partnerde gebelik oluşumunu engelleyecek bazı problemlerin birlikte bulunduğu durumlar yer alır.

Kısırlığın sebebi psikolojik değil midir?

Hamile kalmak konusunu kafaya takmamak iyi bir fikir olsa da kısırlık vakalarının çoğunun stressten kaynaklandığını söylemek doğru olmaz. Çoğu vakada örneğin tüpleri tıkayan bir sorun olması, sperm sayısı azlığı, sperm kalitesinde bozulma veya pelvik inflamatuvar hastalık gibi altta yatan fiziksel bir problem vardır. Bunun yanında annenin bebeğini yabancı madde gibi algılamasına neden olacak bağışıklık sistemi sorunlarından kaynaklanan nadir vakalar da olabilir ancak bunlar bağışıklık sisteminin normal çalıştığı kişilerde görülmezler.

Evlat edinen kadınların hamile kalması kolaylaşır mı?

Genellikle bu soru evlat edindikten sonra hamile kalan kişileri tanıyan insanlar tarafından sık sık dile getiriliyor. Bir veya birkaç kişide görmüş olmanız bu durumu kanıtlamaz. Kısırlık sorunu yaşayan çiftler evlat edindikten sonra kadının gebe kalması evlat edinmeye bağlı değil, çiftin aldığı kısırlık tedavisine bağlıdır ve başarı oranı evlat edinmeyen çiftler ile aynıdır. Evlat edinmek kısırlık konusunda hiçbir fark yaratmaz. Bunun sık olduğu fikri büyük ihtimalle hakkında konuşmaya değer bir durum olduğu için ortaya çıkıyor. Bir durumun haber değeri taşıması genellikle o durumun göreceli olarak nadir gerçekleşmesinden kaynaklanır.

Yaş artık bir problem değil, öyle değil mi?

Çoğu insan kısırlık tedavisinde yaşanan gelişmeler sayesinde kısırlık nedeni olan bütün sorunların kolaylıkla tedavi edilebileceğini sanıyor. Şimdilerde önce kariyerlerini düşünen kadınlar 40’lı yaşlarında kolaylıkla çocuk sahibi olabileceklerini düşünüyorlar ancak bu doğru değil. Kadınlarda doğurganlık 30’lu yaşların ortalarından itibaren hızla azalır. 40 yaşındaki bir kadının düzenli, korunmasız ve sürekli cinsel ilişkiye rağmen gebe kalma olasılığı 25 yaşındaki sağlıklı bir kadının yalnızca yarısı kadardır. Evet, kısırlık tedavileri mevcut ancak 40 yaşın üzerindeki kadınlar sigorta kapsamında tüp bebek tedavisi alamıyorlar. Tüp bebek tedavisi yalnızca kadın 40 yaşından gün almamışsa sigorta tarafından karşılanıyor. Çocuk yapmayı çok ertelemek pahalı tüp bebek tedavileri anlamına gelebilir. Daha da ertelenirse çocuk sahibi olma olasılığınız ciddi bir oranda azalabilir.

Kısırlık tedavisi gören bütün kadınlar ikizlere veya üçüzlere sahip olmuyor mu?

Tüp bebek tedavisi alan kişilerde ikiz veya üçüz gebeliklerin daha sık görülmesinin sebebi gebelik şansını arttırmak için birden fazla döllenmiş yumurtanın rahme yerleştirilmesidir. Genellikle bir gebelik oluşur ancak yine de ikiz veya üçüz bebek oluşma olaslığı normal yolla oluşan gebeliklere göre daha fazladır.

Doğurganlığı arttırmak için ilaçlar kullanmak da çoklu gebeliklere neden olabilir ancak artık bu tedaviler daha dikkatli ve daha büyük tecrübeyle uygulanıyorlar. İkiz veya üçüz bebeklere sahip olma riski eskiye göre artık düşük bir risk ve bu durum tedaviye başvuran çiftlere dikkatle anlatılıyor.

İlginizi Çekebilir

Varikosel

Varikosel “Pampiniform Pleksus” olarak isimlendirilen ve testislerdeki kirli kanı taşımakla görevli damar sistemindeki genişleme durumuna …